Tüm içerikler
İçerik3 dk okuma

Uzun içerik mi, kısa içerik mi? Kelime sayısı yanlış soru

Google'ın kendi sözcüsü “ideal kelime sayısı diye bir şey yok” dedi. Dolaşan rakamların nereden geldiğine ve korelasyonun neden ters okunduğuna baktım — bir de kendi yedi yazımın uzunluk dağılımına.

Bu soruya bir sayıyla cevap veren herkesi bir kenara koyalım. Google'ın kendisi cevabı vermiş ve cevap bir sayı değil.

Google'ın arama sözcüsü Danny Sullivan 2023'te şunu yazdı: aramada başarılı olmak için gereken en iyi kelime sayısı diye bir şey yok, öyle bir şey mevcut değil. Arama temsilcisi John Mueller de defalarca aynı şeyi söyledi: kelime sayısı bir sıralama faktörü değil.

Buna rağmen "ideal blog yazısı 1.890 kelimedir" tarzı rakamlar dolaşmaya devam ediyor. Nereden geldiklerine bakmaya değer, çünkü hata tek bir yerde ve öğreticiliği yüksek.

Bu açıklamaların derlemesi ve tarihleri · Google'ın insan odaklı içerik rehberi

Korelasyon nereden geliyor

O rakamları üreten çalışmaların yapısı şu: arama sonuçlarının ilk sayfasındaki sayfalar toplanıyor, kelime sayıları ölçülüyor, ortalaması alınıyor. Çıkan sayı gerçek. Söylediği şey ise "uzun yazarsan yükselirsin" değil.

Çünkü aynı veri en az iki şeyle daha uyumlu. Bir konuyu gerçekten kapsayan bir metin doğal olarak uzun oluyor — uzunluk, kapsamanın sonucu. Ve bağlantı toplayan sayfa türleri (rehberler, karşılaştırmalar, araştırma derlemeleri) zaten uzun oluyor; sıralamayı getiren bağlantılar, uzunluk onlara eşlik ediyor.

Yani ölçüm doğru, çıkarım ters. Uzun olduğu için yükselen bir sayfa ile yükselecek türden olduğu için uzun olan bir sayfa, veride aynı görünüyor.

Google'ın kendi ifadesiyle bugün önemli olan şey konunun kapsanması: ilgili kavramların, olguların ve alt başlıkların gerçekten ele alınması. Kapsama çoğu zaman kelime getiriyor. Ama kelime, kapsama getirmiyor.

Benim verim yok, sayılarım var

Dürüst olmam gereken yer burası. Bu sitede yayınlanmış yedi yazı var ve hiçbirinin trafik verisi yok — site yeni, ölçüm yeni bağlandı. Yani "uzun yazılarım daha iyi gidiyor" diyebileceğim bir şey elimde yok ve olmadan da söylemeyeceğim.

Söyleyebileceğim şey uzunluk dağılımı. Yedi yazının kelime sayıları: 976, 832, 718, 706, 592, 546, 544. En uzunu en kısasının 1,8 katı.

Bu fark rastgele değil. En uzun yazı altı ayrı deneyi kaynağıyla anlatıyor ve içinde bir tekrar çalışmasının çöküşü var; kısalması için bir şeyin atılması gerekirdi. En kısa yazı beş soruyu ve her birinin altındaki olayı anlatıyor; uzaması için bir şeyin şişirilmesi gerekirdi.

Uzunluğu ben seçmedim. Anlatılacak şeyin miktarı seçti.

Sorunun kendisini değiştirmek

"Uzun mu kısa mı" sorusunun pratikte işe yarayan hâli şu: bu metinden çıkarabileceğim bir şey var mı?

Bu soru bir sayı vermiyor ama bir yön veriyor. Çıkarılabilecek bir paragraf varsa metin uzundur — kaç kelime olduğundan bağımsız olarak. Çıkarılacak bir şey kalmadığında uzunluk artık bir sorun değil, sadece bir ölçü.

Ters yönü de aynı derecede geçerli ve daha az söyleniyor: bir metni kısaltmak onu iyi yapmıyor. Kaynağı, sayıyı ve karşı örneği atarsan geriye kalan şey kısa değil, iddia olur. Kısalık da kendi başına bir erdem değil.

Bilmediğim şey

Hangi uzunluğun benim kitlemde daha iyi çalıştığını bilmiyorum ve önümüzdeki birkaç ay da bilemeyeceğim. Bunu öğrenmek için okunma verisi lazım, o da ancak okuyan biri olduğunda oluşuyor.

Öğrendiğimde de dikkatli olmam gerekecek. Bir yazının daha çok okunması uzunluğundan olabileceği gibi konusundan, paylaşıldığı yerden ya da o hafta olan bambaşka bir şeyden de olabilir. Yukarıda başkalarının verisi için söylediğim şey kendi verim için de geçerli olacak: korelasyon, sebep değil.

Bir Dosya Üret, Defalarca Sat

Ücretsiz kaynak

Bir Dosya Üret, Defalarca Sat

Yapay zekâyla dijital ürün: ne, neden, nerede — ve 12 somut ürün için bugün atılacak tek adım.

Spam yok, dilediğin zaman çıkabilirsin. Kaydolduğunda e-posta adresinin nasıl işlendiğini KVKK Aydınlatma Metni ve Gizlilik Politikası'nda okuyabilirsin.