İlk 1000 abone için kurduğum sistem
Şu an dört abonem var. Dörtten bine giderken ilk yaptığım şey bir büyüme taktiği değil, hangi kanalın hangi aboneyi getirdiğini görebilmekti — ve küçük sayıların neden istediğin her şeyi söylediği.

Şu an dört abonem var.
Bunu başlığa rağmen yazıyorum, çünkü "ilk 1000 abone" başlıklı yazıların çoğu 1000'e ulaşmış birinin geriye dönük anlatısı olur ve o anlatının en zayıf tarafı şudur: işe yaramış olan ile aynı anda yapılmış olan birbirinden ayrılamaz. Ben henüz oradayım. Elimde sonuç yok, kurduğum bir düzenek var.
Ve dörtten bine giderken ilk yaptığım şey bir büyüme taktiği değildi. Hangi kanalın hangi aboneyi getirdiğini görebilmekti.
Neden önce ölçüm
Dört abonede taktik denemenin bir anlamı yok. Bir şey deneyip iki abone gelirse, o iki abonenin denediğin şey yüzünden mi yoksa aynı hafta paylaştığın başka bir şey yüzünden mi geldiğini asla bilemezsin. Atfetme olmadan optimizasyon yok; sadece hikâye var.
Bu yüzden sayaç önce geldi. Kaynak sayfasını kaç kişi gördü, kaçı formu gönderdi — ikisi de kendi tablomda. Vercel'in paneli tekil ziyaretçiyi sayıyor; benim tablomun işi oran.
Ve sayaç hakkında iki karar var ki ikisi de sonradan değiştirilemezdi.
Slug kanonik tutuluyor, dil ayrı kolonda. İngilizce sayfa kendi slug'ını gönderseydi aynı kaynak iki satıra bölünür ve dönüşüm oranı ikiye inerdi. Aynı sebeple form gönderimi de kaynak etiketini kanonik slug'a çeviriyor: yoksa görüntüleme bir satırda, gönderim başka bir satırda toplanırdı.
Görüntüleme sıfırken oran boş, sıfır değil. "Kimse görmedi" ile "gördü ama abone olmadı" bambaşka iki şey. Sıfıra bölmeyi sıfır yazarak kapatmak, olmayan bir başarısızlığı rapor etmek olurdu.
Kanal ayrımı, ve neden kapalı bir liste
Sayaca bir kanal kolonu eklendi: site, DM, hikâye, biyografi bağlantısı, YouTube. Video açıklamasına konan bağlantı ?k=yt taşıyor, Instagram DM'inden gidenler kendi etiketini.
Liste kapalı, yani veritabanı tanımadığı bir değeri kabul etmiyor. Sebebi basit: açık bir alan olsaydı bir gün yt, bir gün youtube, bir gün YT yazılırdı ve üç ayrı kanal görünürdü. Ölçüm aracının kendisi bozulunca ölçüm de bozulur.
Kolonu eklerken bir ayrıntı işi bozabilirdi: kanal, satırın birincil anahtarına girmezse DM trafiği site trafiğini ezer, çünkü ikisi aynı güne ve aynı slug'a yazar. Anahtarın içine girdi.
Sayacın yazmadığı şey
Bu tablo ziyaretçiye ait hiçbir şey saklamıyor. Ne IP, ne özet, ne oturum, ne çerez, ne tarayıcı bilgisi.
Bedeli somut: tekil ziyaretçi sayamıyorum. "Bu 40 görüntüleme 40 kişi mi, aynı kişinin 40 ziyareti mi" sorusunun cevabı bende yok. Bunu kabul ettim, çünkü tekil sayıyı görmek için bir tanımlayıcı gerekiyor, tanımlayıcı da çerez envanterine bir kalem ve aydınlatma metnine bir satır ekliyor. Dört abonelik bir liste için bu takas kötü. Sayacı silme yetkisi de yok — bir sayacı silmek geçmişi değiştirmektir.
Şu ana kadar olan tek gerçek olay
Bir video paylaşıldı ve listeye kendi adreslerimden olmayan bir kayıt düştü. İlk gerçek abone.
Panelde o gün şu duruyordu: 4 görüntüleme, 1 form gönderimi, yüzde 25 dönüşüm. Rakam güzel görünüyor ve tamamen işe yaramaz. Çünkü o dört görüntülemenin en az ikisi benim — siteyi denetlerken kullandığım otomatik tarayıcı da sayaca yazıyor. Yani gerçek oran ikisi arasında bir yerde ve hangisi olduğunu bilmiyorum.
Bundan çıkarabileceğim sonuç bir tane: sistem uçtan uca çalışıyor. Formdan kayda, kayıttan teslimat postasına kadar. Çıkaramayacağım sonuç ise uzun bir liste — hangi kanalın işe yaradığı, oranın ne olduğu, videonun mu yoksa altındaki metnin mi getirdiği.
Küçük sayılar yalan söylemez, sadece istediğin her şeyi söyler. Yüzde 25'i bir başarı olarak da bir başarısızlık olarak da okuyabilirdim; ikisi de aynı dört satıra dayanıyordu.
Bilmediğim şey
Bu sistemin 1000 aboneye götürüp götürmeyeceğini bilmiyorum. Ölçüm altyapısı kurmak, ölçülecek bir şey üretmiyor; sadece ürettiğinde görebilmeni sağlıyor.
İkinci ve daha rahatsız edici olan: ölçüme harcadığım zaman, içerik üretmeye harcanabilirdi. Dört abonede en doğru hamlenin sayaç yazmak mı yoksa on tane daha yazı yazmak mı olduğunu bilmiyorum. Bu yazıyı yazdığım sırada ikisini de yapıyorum, ama ikisini ayrı ayrı deneyip karşılaştırmadım — yani cevabım yok, tercihim var.



